SAĞLIK TURİZMİNDE YENİ BİR TREND

TALASSOTERAPİ

Üç tarafı denizlerle çevrili, zengin deniz kaynaklarına sahip bir ülke olduğumuz halde, yaşadığımız coğrafyanın bizlere sunduğu imkân ve faydalardan yararlanmayı bilmiyoruz. Türkiye’nin iç ve dış deniz kaynaklarının yoğunluğu, içerdiği mineraller ve değerli elementlere rağmen, deniz ürünlerinin halen tedavi amaçlı kullanılmaması, ülkemizde denize, deniz ürünlerine ve denizden gelebilecek sağlık tedavilerine yeteri kadar önem verilmediği göstermektedir. Oysaki deniz suyunda bulunan yararlı element ve mineraller, çeşitli hastalıklara ve rahatsızlıklara iyi gelerek, insan vücudunu dinçleştirmekte ve belirli hastalıkları tamamen tedavi edebilmektedir. Hatta bir deniz yosunu insan vücuduna uygulandığında hücreleri uyandırarak bağışıklık sistemini kuvvetlendirmekte ve kan dolaşımını hızlandırmaktadır. Bu sebeple; bu çalışma; Yunanca Thalasso ve theraphy kelimelerinin birleşimi ile oluşan Talassoterapi yöntemini, uygulamalarını ve insan vücuduna yararlarını ele almakta ve sağlık turizmi literatüründe talassoterapi yöntemi ile ilgili eksik kısımları tamamlar niteliktedir.

Talassoterapinin anavatanı Fransa’dır, fakat hemen hemen tüm Avrupa ülkelerinde kullanılmakta olan Talassoterapi; uzman kişilerin desteği ile denizden gelen su, çamur, kum ve yosunlar gibi denizden elde edilen maddelerin belirli yöntemlerle bir kaç seans kür şeklinde uygulandığı bir tedavi yöntemidir. Türkiye’de uygulamalarının yapılmasına oldukça elverişli bir ortam vardır. Buna rağmen ülkemizde sadece on adet ruhsatlı talassoterapi tesisi mevcuttur. Bunların çoğu lüks otellerin bünyesinde atıl durumdadır. Deniz suyunun kan plazması ile aynı organik özellikleri taşıdığı gerçeğine rağmen Talassoterapi yöntemi hâlâ günümüzde yeteri kadar bilinmemektedir. Bu çalışma sayesinde, Talassoterapinin bilinirliğinin ve sağlık turizminde kullanımının arttırılması, tesis sayılarının arttırılması, konu hakkında uzman kişilerin önderliğinde daha fazla terapi merkezlerinin açılması, deniz tedavilerinin arttırılması ve denizden daha fazla yararlanılması gibi konulara dikkat çekerek daha fazla talassoterapi bilinci oluşturulmaya çalışılmaktadır.

 

GİRİŞ

Eski zamanlardan günümüze kadar bütün uygarlıkların yerleşim alanı olarak tercih ettiğialanlar genellikle su kenarları olmuştur. Bu durum su kaynaklarının insan yaşamı için ne kadar elzem olduğunu kanıtlar niteliktedir . Kültürlerde suyun önemi fiziksel ve ruhsal olmak üzere iki ayrı çerçevede değerlendirilir. Bölgesel farklılıklararağmen su dünya genelinde her iki açıdan da oldukça önemlidir .

İnsanlık tarihinde inanç sistemlerinde de suyun önemli bir yeri olmuştur. Bazıinançlarda su kutsal sayılmıştır. Hatta bunların izlerine mitolojiden arkeolojiye pek çok eserde ve arkeolojik kalıntıda rastlanmaktadır. Bunlara birer örnek vermek gerekirse mitolojide deniz tanrısı Poseidon ya da arkeolojik eser olarak Ayvalık Ayazma Kilisesi gösterilebilir.

Ayazmaya o dönemlerde; Ortadoğu’dan bile insanların şifa bulmak amacıyla gelip bu sudan içtiği belirtilmektedir. Kelime anlamıyla kutsal su anlamına gelen Ayazma adı da, kilisenin içinde bulunan suyun kutsal olarak kabul görmesinden gelmektedir 

Suyun yanı sıra sağlık kavramı her çağda insanoğlunun dikkatini çeken bir kavram olmuştur. Buna paralel olarak suyun tedavi amaçlı kullanımı da oldukça eskilere dayanmaktadır, tarihinn ilk çağlarında dahi tedavi amacıyla kullanıldığı bilinmektedir. Örneğin Romalılar termal suların ve deniz suyunun tedavi edici etkilerine dair sıkı inançlara sahiptiler. Günümüzde de suyun bu tedavi misyonu tüm dünyada giderek yaygınlaşmaktadır. Su ve yaşamın birbirinden ayrılamaz bütünlüğü içerisinde deniz suları da ayrı öneme sahiptir. M.Ö.3000lerde Mısır,

Fransa, İtalya ve Yunanistan’da deniz suyunun terapötik amaçlarla kullanıldığı bilinmektedir.

Tıbbın babası olarak anılan Hipokrat’ın da eklem ağrıları, bel ağrıları ve obezite tedavisinde soğuk deniz suyu tavsiye ettiği rivayet edilmektedir.

Osmanlı döneminde de (1865-1866 yılında) bazı devlet adamlarının zaman zaman hastalıklarına şifa bulmak için Avrupa’ya, Paris’e beş saat mesafe bulunan

Trovil’deki deniz hamamlarına, gittiklerinden söz edilmektedir .

1. SAĞLIK TURİZMİ

Talassoterapi

Son yıllarda gittikçe popülerleşen sağlık turizmi kavramı yüzyıllar öncesinde şifa verdiğine inanılan kişilere ulaşılması ve kutsal yerlerin ziyaret edilmesiyle ve M.Ö. 4.000 yıllarında Sümerler dönemindeki sıcak su kaynaklarının etrafında kurulan sağlık tesislerinden başlayarak 14. yy. Rönesans döneminde bugün bilinen adıyla SPA (salude par aqua) kelimesinin kullanılmaya başlanması ile o dönemde genellikle su ile ilişkilendirilen sağlık turizminin tarihsel temelleri atılmıştır 

Sağlık turizmi, bireylerin korunmak, tedavi olmak, rehabilite edilmek ve sağlık alanlarından hizmet alabilmek için bulundukları ülke dışında herhangi başka bir ülkeye ziyarette bulunmaları ile ortaya çıkmıştır . Kişileri rahatlatan, stres faktörü ile başa çıkmayı sağladığı için memnuniyetle sonuçlanan bütün turizm etkinlikleri sağlık turizmi altında incelenebilmektedir . Sağlık Bakanlığı Sağlık turizminin temel sebeplerini; “kişilerin ülkesinde yüksek teknolojili sağlık hizmetleri ve profesyonel insan kaynaklarının azlığı veya yokluğu, tedaviyle birlikte tatil yapma arzusu, sağlık hizmetlerinin kendi ülkelerinde pahalı olması, çok daha kaliteli sağlık hizmeti almak istenmesi, ülkesinde herhangi bir sebepten dolayı ameliyatının bilinmesini istememesi, ülkesinde iklim ve coğrafi olarak tatil için kısıtlı imkan olduğu durumlarda yapılan turizm hareketliliği , çoğunlukla termal tesisin ve termal turizm imkanlarının çok olduğu bir ülkede tatil yapma talebi, kronik hastaların, yaşlıların ve engellilerin başka ortamlara gitme ve tedavi olma isteklerinin oluşması, uyuşturucu ve farklı bağımlılıkları olan kişilerin farklı veya daha uygun ortamlarda olma istekleri, kişinin hayata tutunma ve yaşama isteği olarak”sıralamaktadır  Sağlık Turizmi kendi içinde hızla büyüyen ve büyürken de her ülkede farklı şekillerde dallara ayrılarak gelişimini devam ettiren bir sektördür ve birçok kaynakta sağlığı koruma amaçlı (termal turizm) ve tedavi amaçlı (medikal turizm) olarak iki önemli kategoride incelenmektedir .

Bazı kaynaklarda ise sağlık amaçlı turizm;

“Medikal (Tıbbi) Turizm”, “Termal/Kaplıca/Talassoterapi” Turizmi ile birlikte “SPA/Welnes

Turizmi ”entegrasyonundan oluşmaktadır. Medikal turizm, genellikle medikal olanaklardan daha uygun maliyetlerle kendi ülkesi dışında başka ülkelerden yararlanmak amacıyla seyahat etmeyi belirtmektedir

SPA ,“Sudan Gelen Sağlık” anlamına gelmekte olup, su ile iyileşme, suyun kullanımından gelen sağlık, suyun sıcak, soğuk ve farklı biçimlerdeki uygulamaları ile kazanılan dinlenme ve ferahlama duygularının kazanılmasını sağlayan uygulamalara denilmektedir 

Wellness ise, bireylerin sağlık için insiyatif alarak, sosyal ve ekolojik çevre içerisinde kendi beden, ruh ve zihni arasında bir denge kurmasına yarar sağlayacak uygulamalar bütününü kapsamaktadır 

Termal turizm esasına göre; bilimsel ve tıbbi açıdan terapatik özelliklere sahip madeni su kaynaklarının, hiç bir katkı ve değişikliğe uğratılmadan eğitimli personeller gözetiminde ve özel tesislerde yapılan kürlerle, çeşitli hastalıkların tedavisi amacıyla yararlanılması gerekmektedir. Termalizim kapsamında gerçekleştirilen kür tedavi türleri ise, başlıca dört alt grupta incelenmektedir. Termal su yani kaplıca tedavisi (Balneoterapi),deniz suyu kürleri (Talassoterapi), iklim kürleri (Klimaterapi), mağara kürleri (Speleoterapi)'dir. Bunlara, bazen termal su tedavisi içinde ele alınan çamur tedavileri de (Peloidoterapi) eklenebilir.

Deniz ortamının yani deniz iklimi, güneş, deniz suyu, deniz çamuru, deniz yosunu, deniz kumu ve denizden elde edilen bazı diğer maddelerin değişik yöntemlerle kombine kullanımını  ifade eden Talassoterapi her birey için özel olarak düzenlenen ve ideal olarak amaca uygun inşa edilmiş havuzlarda gerçekleştirilen, sinir kas-iskelet sistemiyle ilgili fonksiyonları geliştirme iyileştirme amaçlı termomineral sular ile yapılan yıkama, duş ve dökme gibi uygulamalardır . Bu uygulamalar, vücudun ihtiyacı olan doğal element ve mineral tuzların vücuda yeniden kazandırılmasını sağlayarak kan dolaşımını düzenlemekte ve vücuda rahatlama sağlamaktadır 

2. TALASSOTERAPİ HAKKINDA

Talassoterapi kelimesi, Cicero'nun eski Mısır'da, rahipler tarafından, yakalandığı amansız hastalığının deniz suları ve iklimiyle tedavi edildiği eski metinlerde yer almaktadır.

1791 yılında Dr. John Lafthn tarafından Margate’de ilk deniz hastanesi açılmıştır. 1822 yılında Fransa, Dieppe’de de ilk deniz terapi merkezi açıldığında talassoterapi kavramı henüz kullanılmıyordu (Mernagh-Ward ve Cartwright, 2004: 167). 1865 yılında Fransız Jacques de la Bonnardiere tarafından oluşturulan Talassoterapi kavramı, 30 yıl sonra yine kendisi gibi doktor olan ve ilk Uluslararası Deniz Banyosu ve Hidroloji Kongresi Başkanı olan Prof.Verneuil tarafından, yaptığı açılış konuşmasında resmiyet kazanmıştır 

1899 yılında Dr. Louis Bagot Roscoff’ta ilk talassoterapi niteliğinde bir merkez kurmuştur

Talassoterapi bugünkü anlamıyla deniz kıyı şeridinde uygulanan özel bir klimaterapi (iklim tedavisi) yöntemidir . Klimaterapi bir kür merkezinin spesifik lokal klimatik faktörlerinin yararlı ve olumlu etkilerinin tedavi amaçlı kullanılması şeklinde tanımlanabilir .

Etimolojik olarak Yunanca thalasso (deniz) ve theraphy (bakım) kelimelerinin birleşiminden oluşan talassoterapi bir deniz kıyı şeridinde ve tıbbi denetim kontrol altında prevensiyon veya tedavi amacıyla uygulanan özel bir klimaterapi yöntemidir; deniz ortamının yani deniz iklimi, güneş, deniz suyu, deniz çamuru, deniz yosunu, deniz kumu ve denizden elde edilen bazı diğer maddelerin değişik yöntemlerle kombine kulanımı olarak tanımlanmaktadır (Karagülle, 2008: 225). Koruyucu ve tedavi edici ve / veya kür amaçlı olarak tıbbi gözetim ve denetim altında, deniz suyu iklimi ve unsurlarının kür tarzında uygulandığı bir tedavi sistemidir . Kültür ve Turizm Bakanlığı Talassoterapiyi; “koruyucu ve tedavi edici ve/veya kür amaçlı olarak tıbbi gözetim ve denetim altında, deniz suyu iklimi ve unsurlarının kür tarzında uygulandığı bir tedavi sistemi” olarak tanımlamaktadır.

Bir talassoterapi merkezinin deniz kıyısında kurulmuş olması başta deniz suyu olmak üzere, deniz ortamı etkenlerinin terapötik (tedavi edici) amaçlı kullanımının ön koşulunu sağlamaktadır.

Deniz suyu ısıtılarak balneolojik yöntemlerle değerlendirildiğinde ise “deniz kaplıcası” uygulaması oluşmaktadır. Thalassoterapi 1900lerin başlarında Fransa merkezli olarak başlamış olup hala Atlantik Kıyıları ve Akdeniz boyunca 50’den fazla merkezle en fazla thalassoterapi spa merkezlerine sahip olan ülke konumundadır.

Ayrıca Fransa ilk kez Thalassoterapi merkezleriyle otelleri birleştirerek günümüzün örnek komplekslerini oluşturmuştur.

Thalassoterapi ve termalizm binlerce yıldır uygulanmış ve zamanla hastaneler, bu uygulamaları yapan özel işletmeler ve bazı tıp fakültelerinin bu işe tahsis edilmiş alanlarında yaygınlaşmaya başlamıştır. 18.yy da yaşamış olan İngiliz doktor Richard Russell da o dönemde hastalarını deniz suyuna girme, deniz suyu banyosu yapma ve deniz suyunu içme yoluyla bir nevi su terapisi uygulamasına teşvik etmekteydi, günümüzdeki thalassoterapinin o dönemdeki önde gelen uygulayıcılarından biri olduğu belirtilmektedir. 19.yy da ise turizmle birlikte thalassoterapi ve termalizmin ivme kazandığı görülmektedir . Talassoterapi hemen tüm sistem hastalıklarında, özellikle de kronik seyirli olanlarda konvensiyonel tedavi yöntemlerini tamamlayıcı ve destekleyici anlamda günümüzde endikasyon bulabilmektedir .

Talassoterapi, solunum veya deri hastalıkları gibi kronik hastalıkların tıbbi tedavisinden, sağlıklı bireylerin hastalıklardan korunma yöntemlerine kadar oldukça geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır .

Talasso tedavisinin uygulanabileceği bir takım rahatsızlıklar; kronik cilt ve solunum yolu hastalıkları, uyku bozukluklarının yanı sıra genel yorgunluk ve stres, ortopedik ağrı ve gerginlik durumları olarak sıralanabilir ve ayrıca vücut direncini arttırarak enfeksiyonların önlenmesinde de talassoterapiden yararlanılmaktadır

3. TALASSOTERAPİ ÖĞELERİ/BİLEŞENLERİ

Talassoterapi kürlerinin temelleri deniz iklimi, güneş, deniz suyu, deniz çamuru ve yosunları, deniz ve denizden çıkan diğer maddelere dayanmaktadır .

Thalassoterapi tedavisi, deniz suyundaki mineraller ve kimyasal elementler sayesinde gerçekleştirilir. Vücut, sıcak deniz suyunda ihtiyacı olan magnezyum, potasyum, kalsiyum,sodyum ve iyodür gibi çeşitli mineralleri deri yoluyla almaktadır.

Bunlar vücudun kan ve lenf dolaşımını artırarak metabolizmayı hızlandırmakta ve toksinlerin atılmasında yardımcı olmaktadır.

3.1. Deniz:

Türk Dil Kurumuna göre yerkabuğunun çukur kesimlerini dolduran, bağlı olduğu anadenize göre daha az derin, karasal sahanlıkları daha yaygın ve karaların etkisine çokça açık tuzlu su alanları . olan deniz, büyük bir mineral (organik olmayan madde) deposudur.İçerdiği minerallerin ¾’ü sodyum klorür, geri kalan bölümünün çoğunluğu magnezyum klorür ve sülfat olup, az bir kısmı ise kalsiyum, sodyum, potasyum sülfat, potasyum klorür, strosium karbonat, iyodürler, bromürler ve asit boriktir .

Doktorların ve uzmanların, depresyon geçiren, sinirleri yıpranmış hastalara, elverişli meteorolojik koşullarda, yelkenli tekneyle, sessiz ve sakin ortamda yaptırılan bir mavi yolculuk tavsiyesi ya da uzaydan dönen astronotların balığa çıkarılmaları denizin fiziksel etkisinden çok ruhsal bir etkisinin de olduğunu doğrulamaktadır (Cura, 2014).

3.2. Deniz Suyu:

Deniz suyu pek çok katı madde ve gazın çözünmüş halde bulundukları bir çözelti halidir.

İçinde organik bileşiklerle asılı halde bulunan organik ve inorganik kökenli parçaçıkları barındırmaktadır.Yapılan araştırmalarda deniz suyunda çözünmüş halde 80’den fazla elementin  mevcut olduğu saptanmıştır  Deniz suyu sadece mineral içeren bir sıvı değildir. Bitkisel ve hayvansal plankton (tek hücreli canlı) larla birlikte, zararsız bakteriler içeren, adeta kanın simgesi gibi, biyolojik karmaşık canlı bir sıvıdır .

Deniz suyu ve insan plazması mineral içeriği açısından oldukça benzer yapıdadır. 1894 yılında Fransız biyolog ve fizyolog Rene Quinton’ın deniz suyunun yaşayan ilk hücrenin görüldüğü ortam olmasına bağlı olarak, deniz suyu ile insan plazması arasında biyolojik benzerliğin söz konusu olduğunu ileri sürdüğü çalışması The Revue de Biologie’de yayınlanmıştır. Quinton kısa bir süreliğine canlı bir köpeğin kalbini durdurarak kanını çekmiş ve yerine eşit miktarda deniz suyu enjekte etmiştir, daha sonrasında köpek hayatta kalmayı başarmakla kalmayıp kanı normal bileşimini yeniden kazanmış olup organik yapısı gelişmiştir.

Deniz suyunun sağlıklı bağışıklık sistemi, daha kolay bir kan dolaşımı ve sağlıklı bir cilt sağlamasının yanında; vücuttaki iltihabı azaltıp, deri rahatsızlıklarının tedavisinde yardımcı olur. Antiseptik özelliği sayesinde küçük kesikleri, yaraların, isiliklerin ve aşınmaların tedavisinde faydalıdır. Soğuk algınlığı, grip, bronşit, sinüzit gibi hastalıkların tedavi edilmesine yardımcı olur. Ayrıca deniz suyunun uykusuzluğa iyi geldiği belirtilmektedir .

Deniz suyu banyoları, metabolizmayı yükseltmekte,sinir sistemini ve guatr bezinin çalışmasını düzenlemektedir. Ayrıca deri solunumunu ve kan alyuvarlarının demirini arttırmakta, ürik asidi de düşürmektedir. Bu işlemlerin dışında, kalp kaslarını güçlendirerek, kalp atışlarını yavaşlatıp, kan dolaşımını da düzenlemektedir.

3.3. Deniz Tabanı (Kum, Çakıl ve Taşlar)

Deniz tabanında bulunan malzemeler kil, silt, kum, ince çakıl, kaba çakıl, taş ve kayalardır.

Kil ve siltin birleşimi ile çamur oluşturulur . Çamur banyosu çeşitli içeriklere sahip ılık çamurun vücuda uygulanması ve etkisini göstermesi için belirli bir süre tutulması şeklinde uygulanan bakım kürüdür. İçeriğinde radyoaktif elementler ve kükürt bulunan çamurun romatizmaya, cilt hastalıklarına, ciğer ve dalak rahatsızlıklarına, sindirim ve sinir sistemlerine iyi geldiği bilinmektedir .

Nesiller boyunca uygulanmış kum tedavileri için halk arasında olumlu bir bakış açısı ve kişileri iyileştireceğine ait bir güven söz konusudur. Deniz kumu ile yapılan kum banyosu, adaleleri gevşetir, bağışıklık sistemini harekete geçirerek vücudun savunma sistemlerini olumlu yönde çalıştırır. Eklemlerdeki kan dolaşımını artırarak onlarda olan yıpratıcı nitelikteki hastalıkların tedavisine katkı sunabilmektedirler

3.4. Deniz Yosunu:

Thalassoterapi merkezlerindeki deniz suyunun canlılığı ve kalitesi barındırdığı alg varlığına bağlıdır . 25000 farklı türü bulunan ve yaklaşık olarak 32 - 60 çeşit mineral ve element (sodyum, magnezyum, oksijen, silica, chlorin, bromine vs.) içeren yosunlar insanın kan plazmasına en yakın yapıyı gösterdiği için özel bir talassoterapi öğesidir. Yosun Terapisi adı ile uygulanır. Stres ve selülit giderici, zayıflatıcı, toksin atıcı, sindirim ve dolaşım sistemini düzenleyici, cildi güzelleştirici özellikleri bulunur (Megep, 2012: 43-44). Deniz yosunları, dünyanın pek çok ülkesinde hem insan gıdası hem de çeşitli sanayide kullanılan ürünler olarak ekonomik değere sahiptirler .

Bazı türleri, deniz suyunda bulunan mineral ve iz element miktarının 100,000 kat fazlasını bünyelerinde depolayabilmektedirler .

Bu konuda çalışmaları olan Pérez ve arkadaşlarının deniz yosunları ve sebzelerdeki vitamin değerinin karşılaştırılması ve karasal bitki ve hayvan kaynaklarıyla deniz yosunlarının besin içeriği yönünden karşılaştırılmasına ilişkin bulguları

Deniz yosunları, diğer ismi ile mosslar, deniz diplerinin yanı sıra suların yüzünde, nemli olan ağaçların gövde kısımlarında ve kaya aralarında yaşayan klorofil içeren ve çiçeği olmayan sporlu bitkilerdir. Tıpta, eczacılıkta ve sanayide de kullanılan hatta bazı uzak doğu ülkelerinde yiyecek olarak da tüketilen deniz yosununun faydaları şunlardır 

 Saçların daha güçlü olmasını sağlar.

 Bölgesel zayıflatma özelliği vardır.

 Selülit giderici özelliği bulunmaktadır.

 Çok iyi bir cilt maskesidir.

Ayrıca içeriğinde yosun kullanılarak oluşturulan yosun yağı, yosun yaprağı, yosun sabunu, deniz yosunu gübresi, yosun çayı, yosun maskesi gibi ticari ürünlerin kullanımı da gün geçtikçe artmakta ve yaygınlaşmaktadır.

3.5.Deniz Havası (İklim):

Denizlerin, adalarda yüksek enlemlere doğru sokulan, batı rüzgarlarına dönük kıyılar boyunda ve orta enlemler boyunca uzanan bölgelerde nemlice, sıcaklık oynamaları az olan bir iklim tipi görülmektedir 

Deniz havası yüklü temiz hava burun tıkanıklığını giderir ve nefes yollarını temizler . İyotlu deniz havasının zihin ve beden gençleşmesinde olumlu etki yaptığı, deniz sesinin beyin dalgalarının su sesini işittiğinde, kalp ritmi üzerinde sakinleştirici bir etkisi olduğu bilinmektedir. Negatif iyonlarla yüklü olan deniz havası, vücudun serotonin salgılanmasına sebep olur ki serotonin insanların daha mutlu olmalarına ve daha az strese kapılmalarına neden olan hormondur 

Talassoterapi için kullanılan deniz iklim kürlerinin, sağlık açısından sinir yorgunlukları üzerinde önemli etki yaptığı ve kalp, akciğer, deri ve solunum yolları için önemli yararlara sahip olduğu ortaya konmuştur. Sinirsel ve bünyesel yorgunluklar ile kasları güçlendirme ve solunum yolu rahatsızlıkları üzerinde olumlu etkileri bulunmaktadır. Hiç kuşkusuz, olumlu ve yararlı etkilerin sağlanması, deniz havasının ve suyunun temiz ve uygun sıcaklıkta olmasına bağlıdır .

4. TALASSOTERAPİ MERKEZLERİ VE KÜRLER

2002 yılında Kiel’de gerçekleştirilen 1. Avrupa Thalassoterapi Konferansı sonucunda belirlenmiş olan bir takım kriterlere göre Talassoterapi terimi yalnızca aşağıdaki tanım ve koşullar karşılandığında yada yerine getirildiğinde kullanılmalıdır 

 Talassoterapi tedavi, önleme ve sağlık desteği için bütünleşik bir plandır. Bu plan,

nitelikli uzman personelin katılımı ile ve tıbbi bakım kapsamında belirlenen

endikasyonlarda uygulanacaktır.

 Talassoterapi denizin hemen yanındaki tedavi edici konuma sahip yerlerde

yapılacaktır.

 Deniz doğal su banyoları için kullanılacaktır. Yerinde çekilecek elverişli deniz suyu,

soluma ve/veya banyo amaçlı kullanılacaktır.

 Farklı uygulamalar için çamur veya yosun vb. kullanılması mümkündür.

 Hava kalitesi, açık havada uzun süre kalındığında yaşatacağı rahatlama etmenini

garanti etmelidir.

 Doğal güneş ışınları öncelikle helioterapi amaçlı kullanılacaktır. Olumsuz hava

koşullarında ise yapay UV ışınları ile helioterapi desteklenebilir.

 İklim ve egzersiz tedavisi kıyı şeridine yakın alanlarda yapılacaktır.

 Genel fiziksel zindeliği geliştirmek için rahatlama, beslenme değişimi ve fiziksel

egzersize ağırlık verilen bütünleşik sağlık ölçümleri uygulanacaktır.

Bir talassoterapi merkezi kurulmadan önce, tıbbi ekolojik bir ön çalışmanın yapılması

zorunludur. Örneğin modern talassoterapi merkezleri farklı amaçlar için derinlikleri ve

sıcaklıkları değişen havuzlara sahip olmalı ve kullanılan deniz suyu, kirlilik olmaması

sebebiyle 40 feet derinlikten ve kıyıdan biraz daha açık bölgelerden elde edilmek zorundadır.

*Deniz suyu kalitesinin incelenmesi: Deniz suyunun fiziko-kimyasal ve bakteriyolojik

incelemeleri 1 yıl boyunca, tüm mevsimlerde değişik zamanlarda ve farklı örnekleme

noktalarında yapılmalıdır.

*İklim etüdü: Yıl boyunca sıcaklık değişimleri, atmosferik basınç hakim olan rüzgar, toplam güneş ışığı miktarı gibi iklimsel faktörler belirlenmelidir.

*Çevresel inceleme: Çevrede kirletici faktörleri belirlemeye yönelik incelemeler

yapılmalıdır, kirlilik odakları yada riskleri belirlenerek giderilmeleri yönünde önlemler Talassoterapi alınmalıdır.

Bu incelemeler merkezde kullanılacak deniz suyunun en uygun noktadan merkeze pompalanmasını sağlayacaktır.

Talassoterapi merkezi kurulurken de uyulması gereken bir dizi kural bulunmaktadır. Bunlar

 Merkez mutlaka deniz kıyısında ve deniz kıyısından en fazla 1000m. uzaklıkta

kurulmalıdır.

 Deniz suyu, denizin uygun bir noktasından, uygun borular kullanılarak getirilmeli,

başka bir yöntemle taşınmamalı ve depolanmamalıdır.

 Deniz suyu kullanımdan önce 48 saatten fazla bekletilmemeli ve 50 derecenin

üzerinde ısıtılmamalıdır.

 Deniz suyuna tedavide kullanım öncesi herhangi bir madde eklenmemelidir. (Ancak,

bazı ülkelerde havuzlarda, dezenfeksiyon amacıyla klorlama yapılmasına izin

verilmektedir.)

 Deniz suyu bir kez kullanıldıktan sonra tekrar kullanılmamalıdır.

 En az ayda bir kez, farklı noktalardan alınan numunelerde bakteriyolojik analizler

yapılmalıdır.

 Merkezde kalıcı ve sürekli bir tıbbi denetim için en az 1 doktor, haftanın 6 tam günü

görev yapmalıdır.

 Talassoterapi tedavisi her kişiye özgü bu konuda eğitimli bir doktor tarafından özel

olarak düzenlenmelidir.

 Gruplar halinde su içi tedavi seansları en fazla 20 kişilik gruplarla yapılmalı, seanslar

eğitimli bir fizyoterapist tarafından verilmeli, spor öğretmeni, yüzme öğretmeni ya da

can kurtaran desteği sağlanmalıdır.

 Merkezde en az 8 temel talassoterapi tedavisini verebilecek ekipmana sahip olmalıdır.

Bunlar; Jakuzili küvet, hidromasaj küveti, sualtı duşları, jet duşlar, havuz, yosun

uygulama küveti, sıcak-soğuk el ve ayak banyoları ve inhalatörlerdir

Talassoterapi tesisleri kurulduktan sonra uygulanabilecek Talassoterapi kürleri ikiye

ayrılmaktadır. Tek başına ve toplu olarak uygulanan kürler şu şekildedir (Lugal, 2001);

Tek başına uygulanan kürler:

 Balneoterapi : Bilgisayar aracılığı ile ısıtılmış deniz suyunda otomatik çoklu jet

sistemi ile yapılan hidromasaj.

 Hydrojet : Basıncı kontrollü deniz suyu ile uygulanan jet masaj sistemi

 Algoterapi : Isıtılmış deniz suyu ve mikronize edilmiş yosun ile yapılan vücut

sargılama tekniği.

 Pressoterapi : Yüksek teknoloji ekipmanı ile yapılan ve kan dolaşımını düzenleyen

kür.

 Body styling : Kasları güçlendirerek vücut şeklini geliştirme yöntemi.

Toplu yapılabilecek kürler:

JOEEP | Journal Of Emerging Economies And Policy Vol.1 | December 2016

181

 Aquagym: Kas sistemini iyileştirmek ve geliştirmek için ısıtılmış deniz suyu

havuzlarında bir uzman gözetiminde yapılan egzersizler.

 Aquatonic: Terapi havuzlarında sualtı jet sistemleri ile uygulanan vücuda enerji

kazandırma amaçlı bir kür.

 Slimming: Zayıflama kürleri.

 Rheumatism: Romatizmal rahatsızlıklara karşı kürler

 Light Legs: Varis ve bacak şekillendirme

Ayrıca Serbest deniz banyosu, Deniz kaplıca kürleri, Deniz suyu içme kürleri, Deniz çamuru kürleri ve Solunum yolu ile kürler uygulanmaktadır 

Talassoterapideki yararlanılabilinecek uygulamalardan biri de çok yaygın olmasa da tedavi sırasında yunuslarla işbirliği yapmaktır (Charlier and Chaıneux, 2009: 852). Ayrıca Talassoterapi üçüncü yaş turizmi açısından da önemli bir kaynak durumundadır.

Thalassoterapinin antiaging, yaşlılıkta karşılaşılan bir takım hastalıkların tedavi ve rehabilitasyonu, ya da bu süreçlerde destekleyici ve güçlendirici olmak üzere çeşitli etkilerinden söz edilmektedir. Örneğin, talassoterapi ve açık arazi kürlerinin yaşlılıkta en uygun iki iklim klimaterapötik yöntem olduğu belirtilmektedir .

Talassoterapinin banyo,